BİLİNDİK BİR HİKAYE
Geçen hafta Çarşamba günü Washington Post’ta yaşananlar, bir gazetenin sıradan bir küçülme haberi gibi okunamaz. Yaklaşık 300 gazetecinin, yani gazetenin üçte birinin, bir günde işten çıkarılması Washington’da sadece bir medya şirketini yerinden oynatmadı, bu şimdiden bir kurumun, daha da ötesi gazeteciliğin geleceğini yeniden şekillendiren bir adım olarak okunuyor. Evet, gazete hâlâ basılıyor, sitesi hâlâ açık, ama geçen haftadan beri Washington Post’tan geriye kalanın bir gazeteden çok, adını koruyan boş bir yapı olduğunu söylemek abartı sayılmaz. Üstelik benzer süreçleri burada, Türkiye’de çok önce yaşamış gazeteciler, medya sahipliğinin el değiştirmesinin ve bir günde yüzlerce gazetecinin işsiz bırakılmasının kartopu gibi büyüyen etkisini, bunun kısa sürede nasıl bir çürümeye yol açtığını biliyor. Bu yüzden Washington Post’ta yaşananlara “kriz” demek yetersiz, daha doğru tanımlama, “sonun başlangıcı” olurdu. Bir sabah işe gittiğinde personel kartı turnikeleri açmayan Türk...