PLASTİK ATIK İTHALATINDA REKOR
Avrupa Birliği'nin plastik atık
ihracatında Türkiye, 2025 yılında tarihi bir rekorla en büyük ithalatçı ülke
oldu, bu durum sıfır atık hedefleriyle çelişiyor.
Greenpeace Türkiye, yaklaşan Sıfır Atık
Forumu öncesinde yayımladığı politika notuyla Türkiye'nin Sıfır Atık
politikasındaki görünmeyen gerçekleri gözler önüne serdi. Avrupa Birliği'nin
plastik atık ihracatı 2025'te 503 bin tona ulaşarak yeni bir rekor kırarken,
Türkiye bu atıkların açık ara en büyük varış noktası haline geldi.
Rapora göre, 27 AB üyesi ülkeden gelen
plastik atık miktarı, 2004 yılından bu yana 435 katlık şaşırtıcı bir artış
gösterdi. Bu durum, Türkiye'nin COP31 sürecindeki Sıfır Atık gündemiyle
sahadaki uygulamalar arasındaki derin çelişkiyi vurguluyor.
Politika Değişikliği Talepleri
Sıfır Atık kampanyası kapsamında, plastik ve
tekstil atıkları ithalatına yönelik istisnasız ve kalıcı bir yasak kararı
uygulanması istendi. Ayrıca yeni petrokimya yatırımlarının derhal askıya
alınarak sektörel bir moratoryum ilan edilmesi çağrısı yapıldı.
Plastik üretiminin kaynağında azaltılmasına
yönelik bağlayıcı hedeflerin ulusal iklim değişikliği eylem planlarına entegre
edilmesi talep edildi. Birleşmiş Milletler Küresel Plastik Anlaşması
müzakerelerinde ise plastik üretimine katı sınırlar getirilmesini savunan bir
pozisyon alınması gerektiği vurgulandı.
Geri Dönüşüm Oranlarındaki
Başarısızlık
Greenpeace tarafından yapılan açıklamada,
Türkiye'nin Sıfır Atık hareketinin geri dönüşüm oranlarını temel başarı
göstergesi olarak sunduğu belirtildi. Ancak küresel plastik geri dönüşüm
oranının sadece yüzde 9 civarında seyretmesi, yılda 400 milyon tonu aşan
plastik üretimi karşısında bu oranın etkisizliğini ortaya koyuyor.
Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik
Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan, Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek
BM İklim Zirvesi'ne (COP31) ev sahipliği yapacak Türkiye için 'Gerçek Sıfır
Atık'a geçişin tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti. Butan, 'Gerçek Sıfır Atık'
hedefine ulaşmanın yolunun atık ithalatını engellemekten, üretim ve yatırım
kararlarında ve uluslararası müzakerelerde farklı bir tutum sergilemekten
geçtiğini ifade etti.
YAZAR : LAUREN COLLINS

Yorumlar
Yorum Gönder