YAPAY ZEKANIN ASKERİ RİSKLERİ

 






Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Araştırma Enstitüsü (UNIDIR) Direktörü Robin Geiss, yapay zekanın askeri risklerine dikkat çekerek ölümcül otonom silahlar için bağlayıcı bir anlaşma çağrısı yaptı.

Bu anlaşma çağrısı nedenleri ;

1.      Askeri yapay zeka karar süreçlerini hızlandırmaktadır ve insan değerlendirmesine ayrılan alanı daraltmaktadır..

2.    Sınırlı sayıda ülke ve şirketin geliştirdiği askeri yapay zeka uygulamaları, diğer devletlerin güvenliğini de etkilemekte ve teknolojinin yayılması devlet dışı aktörlerin operasyon kapasitesini artırabilmektedir.

3.    Jeopolitik rekabet düzenlemeleri zorlaştırmaktadır.

Geiss, tartışmayı ölümcül güç kullanımında kararın kime ait olacağı üzerinden açtı. İnsanların hedef seçilmesi ve öldürülmesinde makinelere yetki tanınıp tanınmayacağını, uluslararası toplumun yanıtlaması gereken temel mesele olduğunu belirtti.

Geiss’in açıklamaları, yalnızca gelecekte geliştirilebilecek silahlarla sınırlı değil ; bugün yürütülen askeri faaliyetlerdeki uygulamaları da kapsıyor. Değerlendirmesine göre, yapay zekanın kullanım alanları genişlerken karar süreçlerinde insan değerlendirmesine ayrılan zaman azalıyor ve bu değişim nükleer kararları da ilgilendiriyor.

Geiss’in öne çıkardığı sorun, kararların giderek makinelerin çalışma temposunda alınmasıydı. Ona göre süreçlerin hızlanması, insanların değerlendirme yapabileceği alanı daraltıyor; nükleer alandaki kararlar da bu baskının dışında kalmıyor.

Geiss, sistemlerin nasıl işlediğinin yeterince açık olmamasını da ayrı bir güvenlik sorunu olarak gösterdi. Bu kapalılığın hatalara ve yanlış hesaplara ilişkin tehlikeyi büyüttüğünü savundu.

Geiss’e göre, askeri yapay zekanın güvenlik üzerindeki sonuçlarını sınırlı sayıdaki devlet ve şirket belirliyor. Buna karşılık, bu aktörlerin geliştirdiği teknolojilerin etkileri kendi sınırlarıyla veya faaliyet alanlarıyla sınırlı kalmıyor; diğer ülkelerin güvenliğine de uzanıyor. Geiss, bu nedenle tartışmayı teknolojiyi geliştirenlerin ötesinde bir uluslararası mesele olarak ele alıyor.

Teknolojinin daha geniş çevrelere yayılması konusunda da uyarıda bulunan Geiss, devlet dışındaki aktörlerin daha gelişmiş operasyonlar yürütme imkanına kavuşabileceğini söyledi. Bu değerlendirmeyi gerçekleşmiş belirli bir saldırının tespiti olarak değil, yaygınlaşmayla birlikte ortaya çıkabilecek bir tehlike olarak dile getirdi.

Kendi değerlendirmesinde, yapay zekanın askeri kullanımında kabul edilemez bir sınırın aşılmasına yaklaşıldığını savunuyor. Böylece mevcut uygulamalara ilişkin kaygılarını, BM’nin daha sıkı uluslararası kurallar oluşturulması yönündeki çağrısıyla ilişkilendiriyor.

Geiss, otonom silahlara yönelik kuralların geliştirilmesini zorlaştıran unsurlar arasında devletler arasındaki rekabeti ve gerilimleri gösterdi. Bununla birlikte, yapay zekanın sonuçlarına ilişkin kaygıların farklı siyasi kamplarda karşılık bulduğunu söyledi. Büyük güçlerin de bu endişeler doğrultusunda harekete geçtiğini belirterek, rekabet ile ortak güvenlik kaygılarının aynı anda var olduğuna işaret etti.

Ölümcül otonom silahlar bakımından, hukuki yükümlülük doğuracak uluslararası bir anlaşma çağrısını aktardı.

Geiss’in çağrısının merkezinde, hızlanan askeri karar süreçlerinde insanın rolünü koruyacak kuralların oluşturulması bulunuyor.

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İRANLI ULUSLARARASI VOLEYBOL HAKEMİ ALİ REZA GHARIB

GÖRELESPOR

ŞİMDİYE KADARKİ EN İYİ 20 VOLEYBOL FİLMİ