Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ATATÜRK VE MEHMET AKİF'İN ENDÜLÜS ŞİFRESİ

Atatürk, 1913 yılı Temmuz sonlarında Fuat Bulca’ya, evliliğini tebrik etmek amacıyla hayli uzun bir mektup yazmıştır. Söz konusu mektubun bir bölümü aynen şöyledir: “Kardeşim Fuat. Mektubunu aldım. Yüce Tanrı’dan evliliğinin mutlu ve uğurlu olmasını en içten duygularımla dilerim. Yaşam kısadır. Bunu kutlamak ve taçlandırmak için insanların genellikle akla yakın gördükleri yol evliliktir. Bu genel kurala uymayanlar çok azdır. Bunlar da ana kuralın kötülüğünden değil, tam tersi bu güzel kurala uymaktan kendilerini önleyen nedenlerin tutsağı olduklarından, belki evlenmekten korktuklarından çok, karayazılı olanlardır. İnkâr edilemeyecek bir gerçektir ki, insanlar ve yaşam kadınsız olamaz. Evliler yaşamın çok gerekli bir davranışına uymuş, tüm düşünce ve umutlarını bir amaç, bir düzen ve bir hedefe yönlendirebilecek akılcılığı göstermiş olur. Ancak talih, karı ve kocanın ruh ve kalplerine uyum versin. Gönderdiğin ayrıntılı bilgilerden, mektubunun içeriğinden o çok gerekli olan uyumluluğun

MİLLİ ŞEHİTLER

MİLLİ ŞEHİTLER Cumhuriyet kurulmamışken bile değerbilirliğini böylelikle koymuş ortaya. 24 Nisan’ın 100. yıldönümünde soykırım tartışmaları hız kazanmış durumda. Kantarın topuzunu kaçıran kimilerine bakılırsa soyunu kuruttuğumuz Ermeni sayısı 2.5 milyon! Orhan Pamuk’a bile rahmet okutur değil mi? Bu olayı köklerinden kopartıp farklı boyutlarda irdelemek önünde, sonunda hatalı bir sonuca varılması anlamına gelecektir. Bir yanda sıcak denizlere inme derdindeki Rusya İmparatorluğu diğer yanda da ticaret yollarına egemen olmaya çalışan Britanya İmparatorluğu’nun Ermeni daha doğrusu Doğu Sorunu konusundaki rolleri unutulursa ağlaşma, bağrışma ve suçlama kıskacına düşülmesi kaçınılmaz olur. Hasta Adam Osmanlı’nın yıkılması kararı alınıp da, topraklarının paylaşılması sürecinde Balkan Bozgunu’ndan esinlenip toprak edinme derdine düşen Ermeniler imparatorluğun doğudaki zayıf halkasıydı. Emperyalizm zayıf halkayı saptamada da, yaratmada da olağanüstü hünerlidir. Her zaman, her yerde, her

MAGNA CARTA

Magna Carta, Her şeyden önce, Tanrı’nın önünde diz çöktük…diye Tanrı’yı tanık göstererek başlıyor. Onun için anlam ve içerik olarak Büyük Yemin. Yemin; yemin etmek de Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e; dünyanın dört bucağında gelmiş geçmiş tüm kültürlerin en kadim değerlerinden biri…İnsan yaşamının da! Bir onur, bir şeref sözü! Peki, kim etmiş bu Magna Carta yeminini? İngiliz Yurtsuz john denilen I.John etmiş! 1215 yılında etmiş yani günümüzden 800 yıl önce. Ne diye etmiş? Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır diye etmiş! Sadece laf üzere değil yazılı, imzalı, mühürlü bir yemin bu Magna Carta! Kral I.John, Hristiyanların, Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesi olarak kabul ettikleri papanın, Papa III. Innocent ile İngiliz baronlarının