Kayıtlar

Nisan, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KARDELEN

Resim
Kışın en soğuk zamanlarında açmayı başarıp, boynu bükük duruşuyla bahçelere zarafet katar. Bembeyaz çiçekleri, mart sonuna kadar çiçekli kalır. Geçirgen toprakta neşelidir. Fazla nemli topraktan hoşlanmaz. Daha çok kum ve humus karışımı toprakları tercih eder. Güneşli ya da yarı gölge alanları sever. Fazla nemde gri küf hastalığı oluşur. Mantar ya da küf oluştuğunda bitkinizi hemen sökün, böylece diğerlerine de yayılmasını engellersiniz. Toprağının yaz aylarında kurumamasına dikkat edin. nemli kalacak şekilde sulayın. Çiçek tarhları, ağaç altları ve saksılarda yetiştirebilirsiniz. Tohumlarını toprağa serperek ya da yavru soğanlarını dikerek üretebilirsiniz. Tohumları olgunlaştıktan sonra kum ve humuslu toprak karışımına ekerek yenilerini üretebilirsiniz.

GÖRELESPOR

Resim
Görele’de spor hareketleri cumhuriyetimizin kuruluşundan hemen sonra başlamıştır. Başlatanlar ise Galatasaray Lisesi mezunu Mehmet Rıza ve Süleyman Kuğu kardeşlerdir. Onlar daha önce 1921’de sarı-kırmızı renkler ile Trabzon İdman Ocağı’nın da kurulmasında büyük emek vermişlerdir ve devamında da İdman Ocağı’nın ilk futbolcuları olmuşlardır. Mehmet Rıza Kuğu, Trabzon’da o zaman Kaptan Rıza olarak ünlenmiştir;   hala da bu ününü sürdürmektedir. Mehmet Rıza ve Süleyman Kuğu aynı zamanda Galatasaray Kulübü’nde yönetim kurulu üyeliği de yapmıştır. İşte bu kardeşler 1925’te asıl memleketleri Görele’de de Yeşil Yalı İdman Ocağı’nı da kurarak futbolun gelişimine büyük emek vermişlerdir. Bugün Görelespor bu kulübün bir devamıdır…

DEV GİBİ BİR ADAM VE BÜYÜK BİR YÜREK FATİH SOLAK

Resim
-       KARİYERİNDE HANGİ TAKIMLARDA OYNADIN ?      25.07.1980 tarihinde Kayseri’de de doğdum.Basketbola Kayseri Meysu’da başladım, sonra 1999 yılında İstanbul’a geldim. Ülkerle anlaştım. Daha sonra 1 yıl Yeşilyurt’ta kiralık oynadim,1 sene Bjk oradan NBA gidecektim sakatlık geçirdim gidemedim. 5 sene GS de oynadım. -       MİLLİ TAKIM KARİYERİNDEN BAHSEDERMİSİN?       100 kez milli takım forması giydim, -       UNUTAMADIĞIN BİR BLOK VE SMAÇ VAR MI?                   M illi takımda Tim Duncan’a blok yapmıştım onun o benim için çok özeldi.   :)

DOMATES

Resim
Domatesi ilk ehlileştiren Maya ve Orta Amerika çiftçileridir. Oysa bugün aynı kıtada kendi yabani köklerinden 2 bin kilometreden fazla bir uzaklıkta Güney Meksika ve Kuzey Orta Amerika’da yetiştirilmektedir. Domates 1521’de yerli halkın beslenmesinde önemli bir yer tutuyordu. Aztek yazıtlarında acı biber ve domatesten yapılan bir sostan da bahsedilmektedir. Atakama Çölü, halen Batı Şili, Peru ve Ekvador ile Galapagos Adaları’nda yetişen domatesin yabani atalarının doğal olarak yetiştiği en güney bölgedir ki burası dünyadaki canlılar için en elverişsiz ortamlardan biridir. Kaliforniya’nın Ölüm Vadisi’nden 50 kez daha kuraktır. Bazı bölgelerinin tarihte yağış aldığı kaydedilmemiştir. Botanikçiler modern domatesin mevcut atasının S.pinpinellifolium olabileceğini iddia ediyor. Bu çeşit halen Kuzey Peru ve Ekvador’un And Dağları etekleri ile kıyı çöllerinde yabani olarak yetişiyor. Ne var ki S.pinpinellifolium’un meyveleri neredeyse bezelye tanesi kadardır. Olgunlaşınca kırmızılaşır ve

BAHARATIN ÇEŞİTLİ DÜNYASI

Resim
Ucuzcular Baharat’ın hikayesi 480 yıl   öncesine dayanıyor. Mısır’da başlayan baharat işini Mısır Çarşısı’nda devam ettirmek üzere İstanbul’a gelen aile , leblebi ihracatıyla ön plana çıkınca Leblebiciler olarak anılmaya başlar. Hatta Eminönü’ndeki Leblebici Sokak adını buradan alır. O dönem tüm altınını kağıt paraya yatıran ailenin en büyüğü, bu paraların tedavülden kalkmasıyla nakit sıkıntısına düşer ve eldeki paraları yakıp, ne var ne yok satıp Malatya’ya taşınır. Oğullarından Hacı Ali Efendi babasının birikiminden faydalanıp Ucuzcular Baharat’ı ilk önce Malatya’da açar. İşte hikaye bir yandan eğitimle geçen yılları, öte yandan ticarette gösterilen çabaları ardı ardına kovalayarak buralara gelmiş. Dükkanını yeni yere taşıyan Dursun Ucuzcu ayaklarını mavi boyalı bir kovaya daldırmış ve eski dükkandan yenisine boyalı   ayaklarıyla iz bırakarak yürümüş. Böylece eski dükkana gelen müşteriler izler sayesinde yeni dükkanı kolayca   bulmuş. 1970’lerde İstanbul’a dönen ve toptancılığa başl

BASKETBOLA ADANMIŞ BİR HAYAT DOĞAN HAKYEMEZ

Resim
-       ÖNCELİKLE KENDİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? 13 yaşımda mahallede futbol oynarken camlarını kırdığım Musta Tenim beni kolumdan tuttuğu gibi basketbol sahasına götürdü. Daha önce atletizm yaptığım için basketbolla kaynaşmam kolay oldu. Bir sene yıldız takım, bir senede genç takımda oynadım. O sene Gençler Türkiye Şampiyonu olduk, bende sayı kralı oldum. Daha sonra 1,5 sene Aydın Örs le beraber A Takımında oynadım -       OYUNCU OLARAK BASKETBOL KARİYERİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? DSİ den sonra 4 sene GALATASARAY, 3 sene ŞEKERSPOR, 2 sene ECZACIBAŞI, 7 sene EFESPİLSEN ve KARŞIYAKA da oynayıp basketbolu bıraktım. 2 kez ECZACIBAŞI’ nda 3 kez EFES PİLSEN de şampiyonluk yaşadım. -       BU ESNADA UNUTAMADIĞINIZ ANILARINIZ OLDU MU? Son milli maçımı AVRUPA KARMASINA karşı oynadım ve 28 sayı atarak oynadığım bu maçı unutamam. -       KARİYERİNİZDE KAÇ KEZ MİLLİ TAKIM FORMASI GİYDİNİZ VE NE GİBİ BAŞARILAR ELDE ETTİNİZ? 184 kez Milli Formayı giydim. Gençler Balkan Ş

ÇATALHÖYÜK

Resim
İngiliz arkeolog James Mellart tarafından 1961 yılında kazılmaya   başlayan Çatalhöyük özellikle sanatsal üretimleri ile Yakındoğu arkeolojisinin en önde gelen kentlerinden biridir. Evet Çatalhöyük insanı ürettiği eserleri ile insanlık tarihinde seçkin bir yer aldı. Çatalhöyük Anadolu’da insanların kurduğu ilk köy değildi, daha eskileri, daha büyükleri vardı; bu yerleşmelerde hayvanlar evcilleştirilmiş, bitkiler tarıma alınmıştı. Ancak hiçbirinde sanat ve sembolizmanın öyküsel anlatımı Çatalhöyük’teki boyutlara ulaşamıyordu. Neolitik dönemde yerleşmenin boyutu inanılmaz ölçülerdeydi. 13.5 hektarlık alanda bitişik düzende kümeler oluşturan bir yapılaşma vardı. 18 yerleşim evresi tespit edilirken nüfus 3.500 ile 8.000 arasında değişiyordu. Evler bir ana oda ile yiyecek hazırlama ve depolama amaçlı olarak kullanılan 1-3 odadan oluşuyordu. Genelde güney duvarda bulunan bir merdiven ile damdan yapılara giriliyordu. Merdivenin altında ise, fırın ve ocak yer alıyordu. Ana odanın kuzeyindek

BİR SPOR AŞIĞI SELİM DEMİRDAĞ

Resim
• ÖNCELİKLE KENDİNDEN BAHSEDERMİSİN? 1977 yılında Ankara’da doğdum. Sporla tanışmam ilk olarak 13-14 yaşlarında   futbol   yılında bir trafik kazası geçirdim ve engelli oldum. 1 yıl tedavi ve rehabilitasyonla geçti. Daha sonra tesadüfen desem yeridir basketbola başladım. Kısaca anlatayım bu olayı; Açıköğretim sınavına girmek için Doğan Çağlar Ortopedik Engelliler Okulu’na gittim sınavın başlamasına 3-5 dakika kala ön sıraya bir arkadaş oturdu, bana baktı sonra basketbol oynarmısın dedi. Ben başlangıçta biraz şaşkınlık yaşadım ve tereddüt etmeden oynarım dedim. Kendisi A milli takım sporcusu olan Ahmet İlker Akın bana İspanya’ya gideceğim 20 gün sonra dönerim görüşürüz dedi, dediği gibi de oldu ve tekerlekli sandalye basketboluna Ankara Büyükşehir’de başlamış oldum. 1 yıl sonra Karagücü takımına transfer oldum ve 2002 yılında ilk kez A Milli Takım’a yükseldim. 4 yıl Karagücü’nde oynadıktan sonra 2005-2006 sezonunda kurulan Galatasaray takımına transfer oldum. 2002-2008 yılları ar

DENİZLİ

Resim
Denizli il merkezinin 6 kilometre dışında, Eskihisar köyü yakınında bulunan Laodikeia antik kenti yörenin en eski yerleşimlerinden biridir. Seleukos Kralı II.Antiokhos’un İÖ. 3. yüzyılda karısı Laodike’nin adını verdiği kentin geçmişi daha da eskilere gidiyor. Akınlar ve depremlerin güçsüzleştirdiği kent, önemini zamanla kaybetti. Bölgeye 12.yüzyıldan sonra da Türkler yerleşmeye başladı. Türkler, Laodikeia’ya Ladik adını vermişti. Kentin suyolları kullanılamaz hale geldiği için daha yüksekte yer alan, su kaynakları bol bir köy yeni yerleşim olarak öne çıkmıştı. Adı Tonguzlu olan köyün zamanla Denizli’ye dönüştüğü tahmin ediliyor. Antik dönemde Ephesos’tan başlayan ticaret yolu Hieropolis’e (Pamukkale), oradan da Laodikeia’ya uzanırdı. Bu güzergah Hierapolis ve Laodikeia’nın antik dünyada tekstil üretiminde büyük üne kavuşmasına yol açmıştı. Bölgenin kuzguni siyah renkli koyunundan elde edilen son derece yumuşak yün çok ünlüydü. Aralarında Laodikeia’nın da bulunduğu Lycos(Çürüksu) va

BOĞAZDAN FİLELERE DENİZ DOSOĞRU

Resim
BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ… Sporcu bir ailede büyüdüm. Küçük yaşlarda Uludağ’da kayağa, Dağcılık kulübünde Tenise başladık. Yazları Boğazda oturduğumuz için yüzmek sabahtan akşama kadar bıkmadan gerçekleştirdiğimiz bir eylemdi. Yan yalıda da dayımlar otururdu. Dayım, Selman Erim de zaten GS kulübünde yönetimlerde bulunmuş, voleybol şube başkanlığı yapmış koyu bir GS’ lıdır. Hafta sonları o zamanın bir çok ünlü GS’ lı futbolcusu ( Gökmen, Yasin dahil) yalıya gelir, mini kale futbol oynanırdı. İki yalı yan yana-ortada bir beton saha-mini futbol biter, voleybol ağı gerilir, maç yapılırdı. Sonra da ter-kan ter içinde boğazın serin sularına atlanırdı. Beni voleybol maçlarında en arkaya ( fasulyeden-o zamanın bir tabiri) koyarlar, top gelirse vur derlerdi. O zamandan ciddi bir hırs mı yapmışım nedir, birkaç yıl sonra ben onları arkaya koyup “top gelirse vurun” dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Babam ve annem eski GS’ lı kürekçi idi. Boğazda tek futa kürek çekmişliğimiz bile var…

ANTAKYA

Resim
Antakya, farklı kültürlere ev sahipliği yapmış olması, tarihi ve doğal güzellikleriyle turizm açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Çok uzun bir süre boyunca bir arada yaşamayı öğrenmiş, etnik kökenleri, dinleri farklı birçok topluluğa ev sahipliği yapan bu kent UNESCO barış kenti seçildi. Hristiyanlık isminin ilk kez verildiği şehir olan Antakya’da bulunan St.Pierre Kilisesi Hristiyanlığın en önemli tarihi kiliselerindendir. Kilise aynı zamanda Hristiyanlarca hac yeri olarak kabul ediliyor ve her yıl burada 29 Haziran günü ayin düzenleniyor.

BEGONVİL

Resim
Begonvil, toprak açısızdan dertsizdir. Geçirgen bahçe toprağında mutlu olur ve sağlıklı gelişim gösterir. Toprak yüzeyi nemli kalacak şekilde sulama yapılır. Sıcak bölgelerde rahat gelişim gösterir. Doğrudan güneş alan, rüzgardan korunaklı yerlerde yetiştirin. Soğuğa ve dona duyarlıdır. Bahar aylarında çiçekli bitki gübresi verin. Kireçli ortam sevmez. Kuvvetli budamaya dayanıklıdır. Sarmaşık türü olan bu bitkiyi budayarak, çalı, çit, küçük ağaç formuna dönüştürebilirsiniz. İlkbahar-sonbahar arasında bir kök gövdesinden yapacağınız kuvvetli bir budama, bir sonraki sene çiçeklenmeyi fazlalaştırır.

DAĞ LALESİ

Resim
-          Ranunculaceae (düğünçiçeğigiller) familyasına aittir. -          Bir   çok ülkede yetişir. Ülkemizde İzmir, Aydın ve Antalya civarlarında da doğal olarak yetişmektedir. -          Çok yıllık, otsu bir bitkidir. -          120’ye yakın türü vardır. -          20-35 santimetre arasında boylanır. -          Yaprakları, kenarları dişli olup damarlı yapıdadır. -          Zarif ve gösterişli çiçekleri şubat-mayıs aylarında açar. Bu çiçekler simetrik yapılıdır ve tek sürgün ucuna gelişir. Yaşam süresi 5-12 gün arasındadır. -          Çiçekleri çok güzel olmasına rağmen ne yazık ki kokusuzdur. -          Çiçekleri alerjik bir yapıya sahiptir. Duyargalarının üzerinde çok sayıda yakıcı kapsül bulunmaktadır. Bu kapsüller herhangi bir şey dokunduğu veya sürtündüğünde açılıp, etkisi çok güçlü olan bir zehir salgılar. -          Bahçelere çok yakışır. Çiçek tarhları, saksılar ve kaya bahçelerinde de çok şık görünür.