Kayıtlar

Mayıs, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÜMİT HIZAL

Resim
ÖNCELİKLE KENDİNİZİ TANITABİLİR MİSİNİZ? 1964 Ankara doğumluyum. Voleybola 1979 yılında Arçelik’te başladım. Arçelik’te yıldız genç takımlarında oynadıktan sonra A takımına yükseldim. OYUNCULUK ESNASINDA HANGİ TAKIMLARDA OYNADINIZ VE BAŞARILARINIZ NELERDİR? Arçelik A takımında oynadıktan sonra, askerliğimi Silahlı Kuvvetler takımında 1. ligde oynayarak bitirdim. 1987 yılında Ankara da düzenlenen Ordular arası Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olduk. Galatasaray’a transfer oldum. 1988-1989 sezonunda Galatasaray da lig şampiyonluğu onurunu yaşadım. 1992 yılında Galatasaray ile CEV CUP final four oynama başarısı gösterdik. Daha sonra transfer olduğum Halkbank spor kulübünde 3 yıl Türkiye şampiyonluğu yaşadım. (1993-1996) Daha sonra İstanbul a dönerek Paşabahçe ve Marmara koleji takımlarında oynadım. Bu yılların ardından. Ankara’ya tekrar Halkbankası takımına döndüm. Ve 2001 yılında aktif voleybol oynarken Takımın başına antrenör olarak getirildim. OYUNCU İKEN UNUTAMADIĞINIZ AN

YENİÇERİLER

Resim
Efsanelerle örülü Yeniçeri Ocağı 1360’lı yıllarda kuruldu. Akıncı gazilerin getirdiği esirlerden, güçlü kuvvetli, beden ve yüz çizgileri kusursuz olanlardan seçilirdi. Evlenmeleri yasaktı`, aile ya da aşiret bağları, hepsi budanmıştı. Sadece tek kişiye bağlıydılar Padişah. Onun kullarıydılar. Onlar Osmanlı hanedanlığının kayıtsız şartsız hükümranlığını sağlamak ve korumak için kurulmuşlardı. Yeniçeriler, Osmanlı ordusunun diğer neferleri gibi fetihlerden sonra memleketlerine dönmezlerdi. Onların memleketi kışlalarıydı. Piyade birliklerinin ve düzenli ordunun ilk örneğiydiler. Niğbolu’da 1396 yılında Avrupa’dan pek çok ünlü şövalyenin de yer aldığı 120 bin kılıca karşı   Osmanlı’nın kazandığı zaferde çok önemli bir rol oynadılar. Ankara Savaşı’nda 1402 yılında ihanet eden onlar değil, tımarlı   sipahilerdi. Bu savaştan sonra yeniçerilerin öykülerine yeni öyküler eklendi. Artık onlar, Osmanlı yönetimi altındaki Balkan diyarlarından devşirilmeye başlandı. Hristiyan çocukları ara

LALE DEVRİ

Resim
Osmanlı’nın gerileme süreci, Avrupa devletlerinin yükselişine tekabül etti. 18.yüzyılın başında Osmanlı, Avrupa’daki genişleme siyasetini terk etmek zorunda kaldı ve o güne dek tepeden baktığı Avrupa’yı daha yakından izlemeye ve tanımaya başladı. Pasarofça Antlaşması’nın (1718) ardından Avrupa ülkelerine elçiler gönderildi ve onlardan bu ülkelerin toplumsal ve kültürel hayatlarıyla, gelenek ve yenilikleriyle ilgilenip bildirmeleri de istenmişti. Aynı sırada İstanbul’da özellikle yüksek tabaka arasında yeni bir yaşam tarzı filizlenmiş, toplumsal ve kültürel hayatta birtakım yenilikler kendisini göstermişti. III.Ahmed’in padişahlığına denk düşen bu döneme, ince bir zevkin ve kültürel girişimlerin simgesi olarak Lale Devri denilir. Lale, o sırada İstanbul’da tutkuya dönüşen ve sarayların, köşklerin, kasırların bahçelerinde bin bir rengi görülen bir çiçekti. Bu dönem, Avrupai kimi yaşam alışkanlıklarının ilk kez görüldüğü dönemdi. Mimaride, orduda, kültür hayatında Avrupa örneğinde

YENİLMEZ ARMADA'DAN BİR MELEK ZEYNEPGÜL ENE

Resim
·         ÖNCELİKLE BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? ·          İstanbulluyum.1969 da doğdum. Rahmetli babam Gündüz Tekin Onay ve spora çok meraklı annem sayesinde doğduğum ilk günden beri sporun içinde büyüdüm.11 yaşında yatılı okumaya başladığım Galatasaray lisesi hayatımda çok önemli bir dönemeç oldu. Lise sonrası Boğaziçi Siyaset bilimi ve Uluslararası ilişkiler bölümünde okudum.1981-1987 arası Beşiktaş’ta,1988-195 arası Galatasaray’da forma giydim. Hem BJK hem GS formasıyla sayısız şampiyonluklar yaşadım.(En kötü derecem Türkiye 4.lüğü)Defalarca turnuva MVP, en iyi point guard ödülleri aldım. Basketbolu 26 yaşında bırakarak koçluğa başladım.2007 yılına dek koçluk yaptım. Birsel Vardarlı, Işıl Alben, Şaziye, Yasemin Horasan’ın milli takımlarda antrenörlüğünü yaptım.2007-2012 arası Futbol Federasyonu Futbol geliştirme merkezinde futbol yaygınlık ve gelişim projelerinde yönetici olarak çalıştım.   ·         SPORA NASIL BAŞLADINIZ? SPORUN HAYATINIZ ÜZERİNİZDE NE GİBİ

ÇALDIRAN SAVAŞI

Resim
            İran’da   Akkoyunluların mirasına sahip   çıkan Şeyh Cüneyd ve oğlu Şah   İsmail’in kurduğu (1501) Safevi Devleti bir Türkmen devletiydi ve asıl   olarak Anadolu’da biçimlenmiş, Anadolu kökenli Türkmen aşiretlerine dayanmıştı. Osmanlı’nın yerleşikliğe zorladığı yarı göçebe Oğuz boy ve oymakları onların nüfuzu altına giriyorlardı. Öte yandan Safevilik, Şii inancını resmi din haline getirmiş ve İran tarihinde ilk kez Şiilik egemen hale gelmişti. Anadolu’da tarikatlar ve onların etkisiyle halkın Şiiliğe meyletmesi de Osmanlı’yı rahatsız ediyordu. Nitekim, Anadolu’da ayaklanmalar ve Safevilere katılmak üzere göçler başlamıştı.             Yavuz Sultan Selim, devletin temelinin sarsıldığını çabuk kavradı ve hemen harekete geçti. Önce Anadolu’daki ayaklanmalar bastırıldı. Safevi yanlısı diye bilinen binlerce kişi öldürüldü.             Ardından Osmanlı ordusu 1514 yazında Safevi ülkesine girdi. Şah İsmail de buna karşılık verdi ve askerlerinin çoğu Türkmen olan iki ordu

CELALİ İSYANLARI

Resim
Osmanlı için 17.yüzyıl, bunalım ve çalkantılar çağı olarak başladı. Batı sınırlarında yaklaşık yüz yıldır devam eden barış, nihayet bozulmuş ve sonu gelmeyen savaşlar baş göstermişti. Anadolu’da da büyük isyanlar patlamıştı. Aslında 16.yüzyılda başlayıp 17.yüzyıla da sarkan bu isyanlara Celali İsyanları deniliyor. Bu ad, isyanlardan ilkinin önderi olan Şeyh Celal’den geliyor. Bozoklu (Yozgat) Şeyh Celal, mehdi olduğu iddiasıyla   1519’da Osmanlı yönetimine başkaldırmıştı. Anadolu’da ilk Celali hareketleri, tarihe Suhte İsyanları diye geçen medrese öğrencilerinin isyanıydı. Ama asıl olarak asker sınıfından levent ve sekbanların hareketiyle başladı ve Haçova Savaşı’ndan sonra genel bir ayaklanmaya dönüştü. Celali leventler Karayazıcı Abdülhalim, kardeşi Deli Hasan, Kalenderoğlu Mehmet, Tavil Halil gibi sekban bölükbaşıların etrafında ordular oluştu. Bu ordular büyük ölçüde köylü-göçebe Anadolu Türklerindendi. Devlet güçlerinin baş edemediği bu isyancılar, üzerlerine gönderilen Osm

KARS

Resim
Kars kış ve kültür turizmi gibi pek çok özelliğinin yanı sıra Kıyıcık Gölü ile de Türkiye ve dünyanın dört bir yanından kuş gözlemcilerini ağırlıyor. Göç zamanında gölde yaklaşık 25-30 bin kuş konaklıyor. Kuzey Doğa Derneği başta Kıyıcık Gölü olmak üzere Kars, Iğdır ve Ardahan’da yaptığı çalışmalar doğa koruma, çevre eğitimi, ekolojik araştırma, sulak alan restorasyonu ve köy tabanlı faaliyetleri nedeniyle 2008 yılında İngiltere Kraliyet Ailesi’nden Prenses Anne tarafından verilen Çevre Nobeli olarak da bilinen saygın Whitley Gold ödülünü almaya hak kazanan ender bölgelerden biri oldu.

YALOVA'DAN DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU'NA İSMAİL AR

Resim
•      ÖNCELİKLE KENDİNDEN BAHSEDERMİSİN? Ben ailenin ikinci çocuğu olarak 28 Kasım 1985 de Yalova’da dünyaya geldim .. Çocukluğumdan itibaren sporun içindeydim ailemin etkisi çoktu bunda okulla sporu götürebiliyordum lisanslı olarak Yalovaspor’un alt yapısında futbol oynuyordum.. 17 Ağustos 1999 a kadar ta ki .. Depremden sonra hayatım başlı başına değişti .devamlı spor yapan çocuk spordan çok uzak kalmıştı 2005 yılına denk 2005 yılında basketbola başladım ve ilk resmi maçımı GS’ ye karşı oynadım GS’ nin de bu branşta ilk resmi maçıydı GS’ ye ilk sayıyı atan sporcuyum bu arada ...:) •      UNUTAMADIĞIN ANILARIN VAR MI? Unutamadığım anı öyle çok ki ama benim için en özel olan kısıtlı kadroyla 2010 yılında şampiyonlar ligi şampiyonu olduğumuz andı .. •      GALATASARAY’DAKİ SPORCULUK GÜNLERİNDEN BAHSEDEBİLİRMİSİN? Galatasaray’a transfer olalı 6 yıl oldu takımın en eskilerinden biriyim artık . Geldiğim ilk günden beri aynı disiplinle aynı açlıkla çalışmalarımızı sürdür